Haste The Day (2001 – 2011)

Taglar: , , , , , , ,

Bu yazıyı kısa tutma gibi bir ihtimalim olmadığından, en başta uyarıyorum sizleri. Çünkü bu adamlar benim hayatıma yön vermiş kimselerdir. O nedenle dönemlere ayıracağım sıkıcı görünebiliyor uzun olmasından dolayı ama yapabileceğimin en kısa özeti aktarmaya çalışacağım.


Haste_The_Day_2001-2011

JIMMY RYAN DÖNEMİ : (THAT THEY MAY KNOW YOU, BURNING BRIDGES, WHEN EVERYTHING FALLS AWAY) ( 2001 – 2005 )

Yıl 2005 ama böyle yılın son demleri yanlış hatırlamıyorsam kasım-aralık aylarında felanız, rastgele youtube gezinmelerimden birini yapıyorum yine tüğlerim sakallarım yeni yeni belirginleşiyor, ışıkta parlayan tertemiz bir delikanlıyım anlayacağınız. Bir video gözüme çarptı Haste The Day – The Closes To Thing Closure. Adının çekim gücünden midir nedir direkt olarak daldım girdim içeriye. Neyse şarkı girdi tatlı bir vokal ; ”The Battle’s over, My heart moves on! ” diye haykırdı ardından ne dediği anlaşılmayan kirli böğürtülü bir adam (Jimmy) o sıralar da ingilizceye yeni yeni anlam yüklemeye başladığımız zamanlar ya, bu ne yahu derken o içimi hoplatan ritim girmez mi?  Haydaaa gel sen işe. O gün sadece ard arda Haste the Day dinledim. Sonradan bakındım biraz bu kirli vokalin üzerine söylenen duygusal, melodik sözleri kötü kayıtlı ama farklı rifflerle süsleyen abilerin türü ”Christian Metal” imiş. Bu ne dindarlık abiler? diyorum içimden ama arkada da ”Breaking My Own Heart” çalıyor. Nedensiz bir beklenti içimde… Şarkının o paslı kısımlarının bitmesini beklemeye kalmadan Brennan abim yürekleri okşayan basit arpejiyle girdi ve dedi ki; ”I CAN’T BREATHE! ” Allah allah dedim ne oluyoruz lan. Ertesinde yine kirli sözlere devam ettiler. Bu böyle yıllarca devam etti ve şuan bu yazıyı yazana dek aynı hisleri hissetmeme öncü oldu. Boyum uzadı, sakallarım tamamlandı koca adam oldum deyim yerindeyse ”Evlenilecek çağa geldim” neredeyse. Neyse büyüme evremi anlatmayı bırakıp devam ediyorum.

STEPHEN KEECH DÖNEMİ : ( PRESSURE THE HINGES, DREAMER, ATTACK OF THE WOLF KING ) ( 2005 – 2011 )

Burning Bridges ve When Everything Falls Away albümlerini Jimmy ile çok güzel bir şekilde geride bıraktım. Jimmy’nin grubun yeni çıkaracağı; ”Pressure The Hinges” albümünde olmadığı kulağıma geldi, ne yalan söyleyeyim üzüldüm. Bu ilk başlarda yadırgadığım kirli adamı çok sevmiştim oysa ki… Tabii bize düşmez nedenlerini sorgulamak bana kattığı o güzel hatıralarla anımsarım dedim ben de onu… Haste the Day artık yoluna ”Stephen Keech” ile devam edecek dediler. Baktım bakındım kim ulan bu yakışıklı herif? diye arkadaşlarıma soruyorum (tabi bize ne abi, tripleri onlardaki) Neyse albüm çıktı, Stitches’ adlı şarkıya bir de klip çekildi. Meğer bu Stephen grubun havasını pek bozmadan Jimmy’nin devamını getirmeye çabalamış (delikanlılığa bakar mısınız) Güzel olan şu ki o tatlı screamlerinin yanında çok da güzel bir sesi varmış başta farketmediğim. O albümde Brennan Chaulk’un efsanevi sesiyle birlikte mükemmel bir ikili olup Haste The Day’i bir kaç adım daha öne çıkardılar bu adamlar. Dövmeler tamamlandı, kollar kaplandı, tüneller açıldı Stephen’da o efendi karizması ile birlikte sahneye de git gide daha çok yakışmaya başladı bu adam. O süreçte hayat felsefem Brennan – Stephen olmuştu resmen. Mike’ı da unutmayalım (Grubun gizli kahramanı,Basscısı) . ”Chorus of Angels” diye bir şarkı var Pressure the Hinges albümünde yine Stephen ile Brennan’ın başrolünü oynadığı… Bana göre dünyanın en damar parçasıdır, ”Uyan diyor dünyadan, o güzel uykundan”  Öyle bir psikolojisi var ki şarkının, dinlerken istemdışı ”WAKE UP!” dedirtebilen cinsten. Stephen artık grubun vazgeçilmez vokali…

CHRISTIAN METAL’i RAFA KALDIRIP, METALCORE’A GEÇİŞ. ( DREAMER – 2008 )

Bu albümü merak ettiğim kadar Beşiktaş – Fener maçının sonucunu merak etmemişimdir bak açık konuşuyorum. Tamam bu adamlar artık kanım canım oldu güvenim sonsuz ama bu dindarlar nasıl metalcore gibi bi taşın altına elini sokacak lan? diyorum. Demeye kalmadan ”Mad Man” giriyor. Aman tanrım Stephen yüzyıllık core vokali tavrıyla yardırıyor, yetmiyor! Brennan da arkadan yan sesi verip dağıtıyorlar benim ve tüm benim gibi düşünenlerin kafasını. 2005 – 2009 yılları arasında çıkan Metalcore albümlerinin kalitesini hepimiz biliriz, yok yani bir daha gelmez öyle albümler dünyaya. Ve inanın hiç sırıtmadı bu Dreamer onların arasında! O breakdownlar, netleşen ve sertleşen gitar tonları bir harika olmuştu dostum! Bu adamlara olan sevgim sadakatim artık katlandıkça katlandı, Aşığı olduğum türde müzik yapıyorlar artık hem de parmak ısırtarak! Bu yazıyı okurken albümde ”Resolve”ü dinleyiniz, ardından da mümkünse ”Invoke Reform” hatta mümkünse ardından bir de ”Haunting” patlatın! Ben bu albümün etkisini 2 sene atamadım üzerimden, halen de dinliyorsam vardır bi numarası, bana güvenin.

METALCORE’U KESMEDİ! TECNICAL METALCORE YAPALIM! ( 2011 ) ATTACK OF THE WOLF KING

Uzun süre ses soluk çıkmadı, bu piyasada uğruna taptığım adamlar beni yapayalnız bıraktı bir anda… Üzüldüm,kırıldım, alındım, kızdım. Sonra bir yayın gördüm sayfalarında bir de fotoğraf, yüzümde oluşan o salak gülümsemeyi unutamıyorum. Ama sonra olaylar su yüzüne çıktı bir de ne göreyim? Grubun kurucusu, Haste the Day’i Haste the Day yapan Brennan grupta yok! Çarpılacaksınız Stephen felan yazdım hatta fotoğrafın altına. Nedenlerini yine sineye çekip arkasında durduk Stephen ve yeni ekibinin! ”Travesty” single’ını saldılar piyasaya. Grup artık Haste the Day değil de başka bir grupmuş gibi geldi ilk dinlediğimde. Tonlar değişmiş, ekip değişmiş sadece Stephen ve Mike kalmış grubun özünden… Yeni dönem müziği ya sanırım iyice endüstriyelleşti bu iş. Eşi benzeri olmayan riffler, twinler vokaller var şarkıda ve sonrasında yayınlanan albümde. Şarkılar tam bir gövde gösterisi niteliğinde, zor ve çok teknik… Ama nakaratlarda Stephen Keech tarzını ve Haste the Day’in bayrağını dalgalandırıyor adeta ve diyor; ”Ben Stephen’ım!, Biz Haste the Day’iz! Ölmedik!” hakkaten de öyle, o güzel sözlerini, güzel melodileriyle mesajını ulaştırıyor dinleyenlerine, sevenlerine. ”The Place That Most Deny” şarkısında bilmenizi ve sevdiğinizi umduğum ”Oh, Sleeper”ın ”Micah Kinard”ı var. Bu uzatılan bir kardeşlik eli, benim de Oh Sleeper’a olan sempatimin başlangıcıdır. Brennan’ımsı melodilerle Stephen ve Mike’ın ”We Can Make It Back In Time!” haykırışlarında gözlerim dolar, beni çok uzaklara taaa ”Burning Bridges” albümüne kadar götürür.
Albümde bir de Black Eyed Peas coverı var severek bildiğimiz (Meet Me Half Way) . Bu da benim görüşümdür ama bu şarkı Black Eyed Peas’i kıskandırmıştır, hatta ve hatta dünyanın en güzel pop coverıdır görüşümce.

AYRILMA VAKTİ GELDİ, HASTE THE DAY vs. HASTE THE DAY ( 2011 )

Her güzel şey gibi Haste the Day de bitecekti ve bitti. Evet korktuğum oldu ve grup artık tamamen dağıldı. Grubun sayfasında resmen mezar taşı gördüm 2011 ölüm tarihli… Sanki ben öldüm, gözlerimden yaşlar aktı… Son olarak Jimmy’li ve Stephen’lı kadro bir dvd çıkardılar bizleri avutmak için, az sayıda ama sağlam kitlesi için! harika bir konser dvdsidir hâla dinlerim, izlerim, duygu dolu da anlar yaşarım. Toplama bir de albüm yayınladılar, ”HASTE THE DAY – BEST OF BEST” diye… İnanır mısınız bilmem ama bu toplama albüm 13 şarkıdan oluşacaktı ve ben albüm daha çıkmadan önce o 13 şarkıyı tahmin edip yazmıştım bir kenara. Albüm çıktığında grup tarafından seçilen o 13 şarkıyla benim seçtiğim 13 şarkı aynı olunca aynaya bakıp dedim ki; Olum Alper sen bu adamları gerçekten tanımışsın, ezberlemişsin, bu adamlarla aynı duyguları yaşamışsın! ve gururlandım tabi. Best of best, evet en iyisinin iyisi hatta bana göre EN İYİSİNİN EN İYİSİNİN İYİSİNİN EN İYİSİ, Best of best of the best, Of the best yani.

Müzik dünyasının değeri bilinmeyen, perde arkasında kalan, unutulan en büyük kayıplarından biridir bana göre Haste the Day… O kadar gereksiz ve haksız yere piyasa yapan çapsızlara faal oldukları 10 yıl boyunca güzel bir müzik dersi vermişlerdir budur zaten benim iç huzurumu sağlayan şey!
Beni mutsuz anımda güldürebilen, mutlu anımda ağlatabilen, yolda müzikçalardan dinlerken zıplatabilen, bunu yaparken bana ters bakanlara da ”Walk On!, Past me!, Never say my name again!” dedirtebilen adamlardır bu adamlar. Mütevazı, dindar, efendi tipli ama isyankâr dünyanın en güzel adamları bunlar. Şuan müzik yapıyorsam, hayata güzel bakabiliyorsam, giyiminizi, tarzını takip ediyorsam sizin yüzünüzdendir. Sadece bir müzik grubu değilsiniz biliyorum, herşey için çok teşekkürler. Hayatımın grubu, anlamısınız;

Stephen Keech
Brennan Chaulk
Mike Murphy
Dave Krysl
Giuseppe Capolupo
Scotty Whelan
Jimmy Ryan
Jason Barnes
Devin Chaulk

 

21312

 

  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  

Yorumlar

Yorumlar

/ 3 Arşiv

Alper Kayıhan Avcı