Zeyna Röportajı !

Metal / Müzik / Rock / Röportaj | 0 Yorum

Merhaba, ben Enes. Bu röportajı Kapak Magazin adına gerçekleştiriyorum.

13 yıllık müzik serüveninde sahnelerde, orkestralarda ve farklı gruplarda yer alan Zeynep Kurtoğlu, artık “Zeyna” adıyla karşımızda. İçine doğduğu müziği şimdi tek başına ifade ediyor. 28 Mayıs’ta yayımladığı ilk solo teklisi “Kaybolduk”, sadece bir şarkı değil; bastırılan duyguların, kalabalıklar içindeki yalnızlığın ve bir içsel uyanışın yankısı gibi…

Zeyna ile hem bu şarkının doğuşunu hem de müzikle kurduğu derin bağı konuştuk. Buyurun, bu yolculuğa birlikte çıkalım.


Enes: Zeynep Kurtoğlu’ndan Zeyna’ya… Bu isim değişikliği senin için ne ifade ediyor? Sahne adı seçiminin ardında nasıl bir his ya da hikâye yatıyor?

Zeyna: İsim sürecinde çok kararsız kaldım, pek çok fikir arasında gidip geldim. Ancak çocukluğumdan beri ailem bana “Zeyna” derdi ve bunun bende büyük bir yeri var. Ayrıca Zeyna karakterinin savaşçı ruhu da var; uzun yıllardır dövüş sporlarıyla ilgilendiğim için kendimi hep onunla özdeşleştirdim. Bu yüzden sahnede kendimi en iyi ifade eden isim Zeyna oldu.


Enes: Klasik müzik, piyano, bas gitar, sahne performansları derken oldukça geniş bir yelpazen var. Tüm bu deneyimlerin arasında seni solo bir projeye yönlendiren duygu neydi? “Zeyna” sahnesiyle önceki sahne deneyimlerin arasındaki en büyük fark ne sence?

Zeyna: Çok farklı müzik türlerinin içinde oldum, her biri bana başka bir renk kattı. Bunun sayesinde daha bütünsel bir bakış açısı edindim. “Zeyna” projesi, içimdeki duyguları aktarabildiğim, aynı zamanda tüm müzikal bilgi ve eğitimlerimi yansıtabildiğim bir alan oldu. Yani tamamen kendimden bir şeyler sundum sizlere.


Enes: “Kaybolduk”, ilk dinleyişte bir melankoli barındırıyor ama satır aralarında çok daha derin bir içsel çığlık var. Bu şarkı ne zaman ve nasıl ortaya çıktı? Seni bu parçayı yazmaya iten bir olay, bir duygu ya da bir yüz var mıydı?

Zeyna: Aslında bu, uzun zamandır hayalini kurduğum bir şarkıydı. Kaybolduk, belli bir olaya bağlı olarak değil; yıllardır içimde biriken duyguların sonucu olarak ortaya çıktı. Hem yaşadıklarımı hem de bunlara duyduğum isyanı yansıtmak istedim. Bu süreci başlatmamda ve şarkıyı hayata geçirmemde en büyük teşvik Başer Çelebi ve Murat Genç’ten geldi. Onların katkısı ve desteği her anlamda çok büyük.


Enes: Şarkıda geçen “Gözlerimden akmayan o yaş kalbimi gölgelerken…” dizesi, bastırılmış bir duygunun yansıması gibi. Bu şarkıyı yazarken seni en çok zorlayan, en kırılgan an neydi?

Zeyna: Birçok insanın kalbi kan ağlarken gözyaşlarını dökemediği, dona kaldığı zamanlar olur. Ben de bu cümleyle bunu aktarmak istedim. Bu sözler üzerinde Başer Çelebi ile birlikte çalıştık; birkaç farklı seçeneğimiz vardı ve en doğru ifadeyi bu şekilde bulduğumuza inanıyorum. Aldığım geri dönüşler de bunu doğruluyor.


Enes: “Düşünceler karmaşık, duygular anlamsız, dağınık” diyorsun. Bu satırlar pek çok insanın içinden geçip dile dökemediği bir ruh hâlini anlatıyor. Bu karmaşayı sen nasıl yaşıyorsun? Müzik senin için bir tür dönüşüm aracı mı?

Zeyna: Müzik, benim için en derinlerde birikmiş, bazen kendimin bile farkında olmadığım duyguların yansımasıdır. Bu sözlerle de yaşadığımız içsel karmaşayı, kafa karışıklıklarını ve bazen çıkmazda hissettiğimiz anları dile getirmek istedim.


Enes: Furtherial ve Razor Inc. gibi önemli projelerden tanıdığımız Başer Çelebi ile birlikte çalışmak nasıldı? Kaybolduk’ta onunla birlikte üretmek sana neler kattı?

Zeyna: Başer Çelebi ile çalışmak benim için bir dönüm noktasıydı. Şarkıyı ilk götürdüğümde içimde bir his vardı; o ise hayalimdeki sınırların çok ötesine taşıdı. Vokal olarak beni en iyi ifade edebileceğim yere getirdi. Her aşamada yanımda oldu; sabırla, titizlikle şarkının ruhunu birlikte inşa ettik. Uzun aylar boyunca her detaya dokunarak, şarkıyı en iyi hâline getirdik. Ondan öğrendiklerim ve müziğime kattıkları paha biçilemez. İyi ki yollarımız kesişti. Ona sonsuz teşekkür borçluyum.


Enes: Murat “Mazaai” Genç ile çalışmak nasıl bir deneyimdi? Kaybolduk’un kayıt sürecinde seni en çok etkileyen, unutamadığın bir an var mı?

Zeyna: Murat Genç ile çalışmak büyük bir şanstı. Aslında bu projeden önce Mazaai ve Kaptan Teneke projelerinde birlikte sahne almıştık, o yüzden müzikal anlamda birbirimizi çok iyi tanıyorduk. Murat sadece fikirlerimi anlamadı, onlara hayat verdi. Sound’u öyle bir çalıştı ki, bazen düşündüğümü benden daha iyi anladığını hissettim. Onun yaratıcılığı ve enerjisi şarkıya bambaşka bir boyut kattı. Bu yüzden bu yolculukta Murat’ın katkısı benim için unutulmaz.


Enes: Merve Kazanç ve Ufuk Özkurt orkestralarıyla sahne almak sana neler kattı? Şimdi solo olarak ilerlerken, o kalabalık sahnelerden neleri yanında taşıyorsun?

Zeyna: Bu projelerde müziğe hayatını adamış çok değerli sanatçılarla çalışma fırsatı buldum. Sahneye çıktığım herkes bana hem tecrübe hem de farklı bakış açıları kazandırdı. Benim yaşım kadar, hatta daha fazla yıldır müzik yapan isimlerle aynı sahneyi paylaşmak büyük bir onurdu. Öğrendiklerim, bugün solo yolculuğumda en güçlü yanım. Özellikle Merve Kazanç ve Ufuk Özkurt başta olmak üzere birlikte çaldığım her sanatçının katkısı çok kıymetli. Bu sahneler bana sadece müzik değil; disiplin, enerji ve paylaşmanın değerini de öğretti.


Enes: Sözlerinde geçen “titretirken, hırpalarken, beni yakarken” gibi ifadeler yoğun bir içsel acıyı yansıtıyor. Müzik senin için bir yakma mı, yoksa bir arınma süreci mi? Dinleyiciye kendi acını mı aktarıyorsun, yoksa birlikte iyileşmeyi mi hedefliyorsun?

Zeyna: Acımı saklamıyorum, çünkü herkesin içinde benzer bir acı var. Bu duyguların sonunda her zaman daha güçlü çıkarsın, iyileşirsin. Şarkının başında birlikte ağladık, sonunda iyileşiyoruz gibi düşünebiliriz belki de.


Enes: Bundan sonrası için Zeyna’nın yol haritasında neler var? Yeni şarkılar, belki bir albüm ya da bir konser? Dinleyici seni yakın zamanda nerelerde görebilecek?

Zeyna: Şu anda yeni şarkılarımın hazırlık süreci yoğun bir şekilde devam ediyor. Aynı zamanda sahne hazırlıklarımız da tamamlanmak üzere. Umarım en kısa zamanda yeni parçalarımı dinleyicilerle buluşturacağım ve sonrasında sahnede hep birlikte olacağız. Benim için çok heyecan verici bir süreç; sizlerle paylaşmak için sabırsızlanıyorum.


Enes: Bugünkü halinle geçmişteki Zeyna’ya bir cümle kuracak olsan ne derdin? Ve Kaybolduk ile kendini bulan bir dinleyiciye ne fısıldamak istersin?

Zeyna: Geçmişteki Zeyna’nın hayalleriyle geldim bugüne. Ona bir şey söyleyebilseydim, “Hayal kurmayı bırakma, aynen devam et; sen hayallerin sayesinde başaracaksın.” derdim.

Kaybolmak bazen kendini bulmanın tek yoludur. Eğer bu şarkıyla kendini bulduysan, aslında hiçbir zaman kaybolmamışsın. Demek ki içindeki ses seni buraya getirdi. Kaybolduğunu sandığın yerde bile bir yol var. O yolu sen çiziyorsun. Bunu asla unutma.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir