Archaeic röportaj’ı

Black Metal / Kapak / Metal / Müzik / Röportaj | 0 Yorum

Türkiye’de black metal hâlâ çoğu zaman ya yanlış anlaşılıyor ya da yüzeyde tüketiliyor. Ama bazı gruplar var ki bu müziğe bir “tarz” gibi değil, bir duruş gibi yaklaşıyor. Bursa çıkışlı Archaeic de o çizgide duran, tavizsiz tavrını hem müziğinde hem de söyleminde açıkça hissettiren bir grup. Black metal’i sadece bir janra değil, belli sınırları ve belli bir özü olan bir ifade biçimi olarak gören ekip; yeni albümleri HADES GIGAS, üretim anlayışları, Türkiye underground sahnesine bakışları ve albümde yer alan Türkçe parçanın arka planı üzerine sorularımızı yanıtladı.

Enes: Archaeic’i hiç bilmeyen birine tek cümleyle nasıl anlatırsınız?

Ngyr: İnsanlığın en kadim korkularıyız.

Ac.Trauma: Mizantropik, piizsel Black Metal grubu.

Baphowolf: İnsanoğlu adı verilen iğrenç hastalığa bulduğumuz çare.


Enes: Sizin için Black Metal’i Black Metal yapan “olmazsa olmaz” 3 şey nedir?

Ngyr: Black Metal karanlık olan her şeydir.

Ac.Trauma: Mizantropinin nefret yansıması.

Baphowolf: Şeytan. Şeytan. Şeytan.


Enes:Black Metal’in bugün en çok yanlış anlaşıldığını düşündüğünüz konu ne?

Ngyr: Black Metal ruhani yanı ağır basan bir tür, sadece teknik olarak Black Metal’de
kullanılan unsurları kullanıp “Black Metal de” yapıyoruz denmesi bence en çok yanlış
anlaşılan konu.

Ac.Trauma: Black Metal ile alakası olmayan tiplerin Instagram vb. platformlarda
Black Metal etiketi koymasından tiksiniyorum

Baphowolf: Black Metal’i ün ve para için kullanmak Black Metal’in ideolojisine edilen
en büyük ihanettir.


Enes: Türün “özünü koruması” ile “kendini tekrar etmesi” arasındaki çizgi sizce nerede?

Ngyr: Sanatta özün korunması önemlidir, kendini tekrar etmesi tamamen önemsizdir.

Ac.Trauma: Özünü koruması aslında kendini tekrar etmesi değil midir? B.ku
çıkmadıkça denemeler yapmakta sakınca görmüyorum.

Baphowolf: Black Metal’in karanlık mirasına sadık kalınmadan yapılan müzik Black
Metal değildir. Taklitlerin hiçbir şekilde sanatsal değeri yoktur.


Enes: . Black Metal’de okült/satanik dil sizde neyin karşılığı: sembol mü, felsefe mi, ritüel mi,
estetik mi?

Ngyr: Hepsi, bazen de hiçbiri.

Ac.Trauma: (Şeytana övgüyü) Büyük oranda sembol olarak görüyorum. Felsefe
olarak insan nefretinde buluşuyoruz.

Baphowolf: Şeytan, karanlığımızı insanlara bulaştırırken kullandığımız bir motif ve
yaşama karşı felsefemizdir.


Enes: . Bir grubu “gerçek” yapan şey sizce ne: müzik, tavır, sözler, yaşam biçimi, samimiyet?

Ngyr: Gerçeklik tamamen kişisel bir olgu bana göre, her insanda farklı tezahür eder.
Bence grubun bütün olması ve bahsettiği her şeyi içinde barındırması gerekir.

Ac.Trauma: Müzik, sahnedeki tavır, sözler ve belki samimiyet dahil edilebilir. Yaşam
biçimi kimsenin s.kinde olmamalı.

Baphowolf: Ruhun derinliklerine kök salmış bir karanlık ve nefret.


Enes: Türkiye’de Black Metal üretmenin en zor yanı sizce ne?

Ngyr: Ülkemiz, Black Metal üretmek için her türlü motivasyonu sağladığı için cevap
veremiyorum.

Ac.Trauma: Üretirken değil de sahnelemek isterken zorluklar büyük. Özellikle Black
Metal’e ait diyemem. Hala aktif olan yabancı ve popüler grupların performansını
kopyalayan “tribute” grupları hariç tüm metal türevleri için geçerli ana zorluk, finansal
olan.
Gördüğüm kadarıyla bu tip grupların şovlarında mekan doluluğu, sahiplerini memnun
edecek seviyede oluyor ki mantar gibi türediler. İlgiyi kıyaslayınca da
organizasyondan para kazanmaya çalışan kişi, kurum ve mekanlar tercihlerini kendi
müziğini yazan ve çalan yerli gruplar yerine bu tiplere yönlendiriyor. Acınası bir
durum maalesef.

Baphowolf: İfade ve sanat hürriyetinin gırtlağına sarılan eller.


Enes: . Underground’da görünürlük sizce daha çok neyle belirleniyor ve bu durum üretiminizi
nasıl etkiliyor?

Ngyr: “Underground”ve görünürlük birbirine çok tezat kavramlar. Görünürlük,
popülerlik vs. ana akımın dertleri tasaları. “Underground”da görünür ya da popüler
olmaya çalışmak oksimorondur, özden kopmaktır.

Ac.Trauma: “Underground”da görünür olunca popülerlik artar ve “Underground”dan
uzaklaşılır. Müziği kendimiz için yaptığımızdan dolayı “Underground”luk, görünürlük
ya da popülerlik umrumuzda değil.

Baphowolf: Yeraltının özü görünmez kalmaktır. Saçtığımız karanlığı bizden başka
kimse etkileyemez.


Enes: Yerli sahneye yaklaşım sence nasıl: destek var mı, yoksa hâlâ “yabancı hayranlığı”
refleksi ağır mı? Neden?

Ngyr: Bu konuda hiçbir kaygımız yok, evet yabancı hayranlığı var ama neden diye
düşünüp yorum yapmaya değecek bir konu değil bizim için.

Ac.Trauma: Burnu, yabancının kahverengisine bulanmış olanlar çoğunlukta. Ana
nedeni, cehennemde Türklerin başına zebani konulmasına gerek olmayan fıkra ile
aktarılmış.

Baphowolf: Kimseden bir destek beklentimiz yok. Avrupalı grupların müziklerine ve
kim olduklarına bakılmaksızın duyulan hayranlık zavallıca.


Enes:Bestelerde atmosfer–riff–konsept üçlüsünde önce hangisi gelir? Sizde şarkı nasıl
Doğuyor

Ngyr: Hepsinin belli bir uyum içinde olması gerekiyor, nerede ne kadar hangi biçimde
olması gerekiyorsa… Kafamın içinde başlıyor, bazen bir riffle, arpejle ya da melodi ile;
düzenleme sonrası düşündüğümden bambaşka yere gidebiliyor, ya da tam
düşündüğüm gibi oluyor. Her durumda şarkı yazma sürecimizi büyük keyifle
geçiriyoruz.

Baphowolf: Özgünlük. Karanlık ve insanoğlunun acizliğinden


Enes: Kayıt–mix–mastering gibi süreçlerde kontrolü sizde tutmak size ne kazandırdı / ne
Kaybettirdi?

Ngyr: Bize hiçbir şey kaybettirmedi. Baştan sona yaptığımız her şey bizim eserimiz.
İstediğimizi yaptık, istemediğimiz hiçbir şeyi yapmadık, daha ne olsun? Hiçbir kaygı
olmadan sadece elde etmek istediğimiz sanatı ortaya koymak, paha biçilemez.

Baphowolf: İçimizdeki karanlığı ve mizantropiyi nokta atışı şekilde ifade ettik.


Enes:HADES GIGAS’ın “çekirdeği” nedir: bir hikâye/konsept mi, bir ruh hali mi, yoksa
dönemsel bir öfke mi?

Ngyr: Karanlık.

Ac.Trauma: Yüce ölüm! “Ölümün olduğu bu dünyada, hiçbir şey çok da ciddi değildir
aslında

Baphowolf: İnsanoğlunun kendi varoluşundan bu yana emzirdiği arkaik karanlık.


Enes: . Bu albümde önceki işlerinize göre özellikle büyüttüğünüz şey ne oldu: hız, atmosfer,
melodi, vokal dili, sözler, prodüksiyon?

Ngyr: Hepsinde belli miktar yapabildiklerimizi büyüttük, fakat bunlar sadece şarkıları
yaratmada bize kolaylık sağladı. Asıl, yapmayı düşündüğümüz ve istediğimiz müziğe
daha çok yaklaşmamıza yardımcı oldu.

Baphowolf: İnsan nefretimiz.


Enes: Albümde Türkçe bir parça yapma fikri nasıl doğdu? Türkçe yazmak duygu/ifade açısından size ne değiştirdi?

Ngyr: Hep aklımdaydı, sanırım tam zamanına denk geldi, albümün konseptine
uygun, bizden bir anlatıyı, kendi dilimizde döktüm. Bir sonraki albüm komple Türkçe
gelebilir.

Baphowolf: Erlik ve Türk mitolojisinin karanlığını yabancı bir dil ile boğmak
hakarettir. Hiçbir şey.


Enes : Albümden dinleyicinin yakalamasını istediğiniz “asıl duygu” ne: tiksinti, yas, öfke,
boşluk, yok oluş… hangisi?

Ngyr: Karanlık.

Ac.Trauma: Kimse için bir duygu ve düşünce beklentim yok. İsteyen istediğini
hissedebilir.

Baphowolf: Sadece karanlığımızı etrafa bulaştırmaktan zevk alıyorum. Başkalarının
dinlerken ne hissettiği umrumda değil.


Enes: Black Metal etiketi”nin yanlış kullanımı sizce en çok nerede oluyor: sahne mi, sosyal
medya mı, dinleyici kültürü mü?

Ngyr: Black Metal, saf ve özütüyle Black Metal’dir. Karanlıktır. Başka janraları icra
eden grupların, kendilerine Black Metal etiketi koyması da en büyük yanlış oluyor.

Baphowolf: Alakasız gruplar Black Metal’in asaletini kıskanıp kendi kendilerine
Black Metal etiketi yapıştırıyor ve bu etiketi kendi sığ müziklerini pazarlamak için
kullanıyorlar.


Enes:Türlerin karışması sizce hangi noktada kimliği bozar? Bir örnek verebilir misiniz?

Ngyr: Sanatçının kendini herkese beğendirme kaygısı olduğunda her şey biter,
özden kopulur. Sanatçı, sanatı kendisi için yapar; bizim düşüncemiz de bu. Ben
müziğimi yapıp beğenmeyi ve dinlemeyi seviyorum, bu kadar. Diyeceksiniz ki neden
yayınlıyorsunuz. Canlı çalmayı ve karanlığı paylaşmayı seviyoruz, bu kadar.
Başkalarına yapılan ve beğendirilmeye, ulaştırılmaya, tükettirilmeye çalışılan her şey
birer üründür. Her bireyin tercihi farklıdır, bu konuda da bir problemimiz yok.

Baphowolf: Black Metal başka hiçbir janranın gölgesi ve boyunduruğu altında var
edilecek bir tarz değildir. Nüanslar sanatsal bir derinlik katabilir, ancak farklı bir türü
Black Metal kılıfıyla sunmak sahtekarlıktan ibarettir.


Enes : “Gerçeklik” dediğiniz şeyde en fazla neye tahammül edemiyorsunuz: yapay imaj mı,
samimiyetsizlik mi, ticari kaygı mı?

Ngyr: Üstüne ek olarak, popüler olmaya çalışmak, kendini göstermeye çalışmak vs.
vs.

Baphowolf: Bunlar aynı zincirin birbirine kenetli halkaları, birinin olduğu yerde
diğerlerinin de olmaması imkansız. Hepsinden tiksiniyorum.


Enes: Türkiye’de bir grubu yükselten şey sizce daha çok “müzik” mi “çevre/görünürlük” mü?

Ngyr: Dünyanın her köşesinde olduğu gibi çevre ve görünürlük.

Ac.Trauma: Yükseltme olarak bahsedilen popülerlik ise başta konum geliyor.
İstanbul’da olmak ya da olmamak. Ne çaldığın, ne anlattığın ikinci hatta üçüncü
planda.
Müzikal açıdan yükselten ise yayınladıklarındır. Hem nicel hem de nitel yeterliliktir.

Baphowolf: Müzik platformlarında dinleyici kısmında yazan rakam.


Enes: . Sizce yerli sahnenin güçlenmesi için 2 somut adım ne olmalı? (mekan, organizasyon,
medya, dinleyici)

Ngyr: Bu konuda net bir fikrim yok ama maalesef mevcut ekonomik düzende,
dinleyici gelmeyen bir konseri hiçbir mekan, organizasyon ya da medya desteklemez.
O yüzden metal müzikte sahnenin güçlenmesi, underground kültürünün de
güçlenmesinden geçiyor

Ac.Trauma: Mekan sorunu var tabi ama eldekilerin de kıymetini bilmek lazım.
Dinleyiciye bir şey diyemem. İsteyen, istediğini dinler. Belki organizasyonların daha
cesur olması gerekir.

Baphowolf: Black Metal sahnesinin sahte Black Metal gruplarından arındırılması ve
diğer metal türleri ile karma konserler yerine saf Black Metal konserleri verilmesi.


Enes: HADES GIGAS’ta şarkı yazımı sırasında “bu albüm böyle olmalı” dediğiniz bir kırılma
anı oldu mu?

Ngyr: Olmadı

Baphowolf: Işık en başından beri yoktu.


Enes: . Türkçe parçada “Black Metal’in evrensel dili bozulur mu?” diye düşündüğünüz oldu
mu, yoksa tam tersine daha “çıplak” mı hissettirdi?

Ngyr: Bizce mükemmel oldu.

Ac.Trauma: Canavar gibi oldu. Muhtemelen devam ettireceğiz

Baphowolf: Nefretin dili yoktur.


Enes: Albümde sound olarak en çok uğraştığınız detay neydi: gitar tonu, davul karakteri,
vokal katmanları, mix dengesi?

Ngyr: Karanlıktaki tekinsiz huzur

Baphowolf: Karanlığımızı ve insan nefretimizi tüm çıplaklığıyla yansıtabilmek.


Enes: Son olarak röportajı okuyan bir dinleyicinin sizden sonra “şunu anlasın” dediğiniz tek
mesaj nedir?

Ngyr: …

Ac.Trauma: Hiç.

Baphowolf: Gölge etme, başka ihsan istemem.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir