Harajuku-Core Avrupa’yı Sarıyor: Hannabie.’nin 2025 Yaz Turnesi ve “Spicy Queen” Patlaması

Metal / Metalcore / Müzik | 0 Yorum

Hannabie.’nin Turnesiyle Gelen Kaos ve Renk

Grubu ilk kez “Osaki ni Shitsurei Shimasu.” adlı parçalarıyla tanımıştım. Eğlenceli, enerjik ama bir o kadar da teknik bir şarkıydı. Kafamda “Acaba Japonya’dan çıkan her renkli şey sevimli mi olmak zorunda?” sorusu yankılanırken, Hannabie. hem müzikal yapısıyla hem de tavrıyla bu algıyı tuzla buz etmişti.

Açıkçası o dönem hakkında yazmak istedim ama bir şey eksikti. Belki de o enerjiyi sahnede görmek istiyordum.
Ve sonra 2025 yazı geldi.
Avrupa turnesi başladı.
Sahnede fırlayan çiçekli eteklerin altından blast beat’ler geçti.
Ve ben artık bu grubun sadece bir takipçisi değil, açık bir hayranı oldum diyebilirim.

“Spicy Queen”: Tatlı Görünüp Acıtan Bir Marş

28 Mayıs’ta yayımladıkları “Spicy Queen”, grubun içindeki vahşi estetiği dışa vurduğu yepyeni bir dönem başlattı. J-pop altyapılar, metalcore’un kemik kıran riff’leri, anime açılışlarını andıran bir tempo… Tüm bunları bir araya getiren Hannabie., bu parçayla “Tatlıyız, ama yakarız” diyor.

Klibindeki pastel tonlar ve agresif koreografi, hem Harajuku estetiğini hem de sahnedeki saldırganlığı aynı potada eritiyor.
Bir noktada “Tatlı Slipknot” gibi hissettiren bir havaya bürünüyorlar.
Ama bu benzetme bile yetersiz kalıyor çünkü Hannabie. kendi türünü kendi yaratıyor.

🎤 “Don’t mess with the Spicy Queen!”
— Bu yazının değil, belki bu yılın mottosu.

Avrupa Turnesi: Kaos, Enerji ve Renkli Çığlıklar

2025 yazı boyunca Hannabie., Avrupa’nın en büyük alternatif ve metal festivallerinde sahne aldı.

Festival videolarında pogo çemberlerinin oluştuğu, scream vokallerin koro hâlinde söylendiği anlar göze çarpıyor. “Spicy Queen” sahnede sadece bir şarkı değil, adeta bir çağrıya dönüşüyor.

Japonya’dan Gelen Evrensel Kaos

Hannabie., “Japonya’dan çıkıp dünyaya açılan hibrit müzik” tanımının vücut bulmuş hâli.
Tarzları ne tam metalcore, ne J-pop, ne punk, ne de kawaii estetiği…
Ama hepsinden biraz var.
Ve bu geçişkenlik, onları sahnede izlenmesi gereken bir fenomene dönüştürüyor.

Grubun “Harajuku-core” adını verdiği bu stil, sadece bir müzik janrası değil; bir anlatım biçimi, bir meydan okuma.

Türkiye’de Yankılanacak Bir Çığlık?

Belgrad’a kadar gelip Sziget gibi bir festivalde yer alıyorlarsa, İstanbul’un onlara uzak olduğu söylenemez.
Kadıköy’ün ara sokaklarında, KüçükÇiftlik Park’ın sahnesinde, Life Park’ın yeşilliğinde Dorock’un sıcaklığında “Spicy Queen” patlamaz mıydı?
Patlardı.
Hem de çok güzel patlardı.

Artık Bende Bir Fanım

Grubu ilk dinlediğimde etkilenmiştim, ama şimdi bu satırları yazarken içimde hem bir hayran hem bir davetçi var.
“Tatlı” sıfatının arkasına saklanmadan, tüm enerjileriyle çığlık atan bu dört kadın, yeni jenerasyonun en sert ama en renkli haykırışı olabilir.

Ve evet…
Artık gönül rahatlığıyla söyleyebilirim:
Ben bir Spicy Queen hayranıyım.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir