HİPERSONA RÖPORTAJI

Kapak / Müzik / Röportaj | 0 Yorum

Merhaba, ben Enes. Bu röportajı Kapak Magazin adına gerçekleştiriyorum.

Son yıllarda Türkiye’den çıkıp uluslararası sahnelerde adından punk ruhuyla söz ettiren bir ikili var: Hipersona. Ankara’dan yola çıkıp Kore’den İngiltere’ye uzanan bu serüven, yalnızca bir grup hikâyesi değil; bağımsızlığın, kadın müzisyenliğin, ikiz kardeşliğin ve “Pop Punk Is Not Dead!” mottosunun sahnede vücut bulmuş hali.

Yüksek enerjili şarkılarıyla dinleyicisini harekete geçiren; sahnede çığlık atmaktan, duvarları yıkmaktan çekinmeyen Hipersona, Ağustos 2025’te Birleşik Krallık turnesine çıkıyor. Üstelik final durağı, punk dünyasının kutsal mekânlarından biri olan Rebellion Festival.

Hem bu heyecana ortak olmak hem de yolculuğun perde arkasına kulak vermek istedik. Mikrofonu Hipersona’ya uzatıyoruz. Hazırsanız, bu röportaj biraz yüksek sesli olacak…


Enes: Sizi tanımayanlar için başlayalım: Hipersona nasıl doğdu? Bu ikiz uyumunun arkasında ne var?

Bilge: Hipersona, 2018 Ankara doğumlu bi’ bebek 😛 Eski grubumuz dağıldıktan sonra ara vermek istemedik. Bengi’nin ısrarlarıyla grubun solisti oldum – ki bu hiç planımda yoktu. Haftalarca uğraştı beni ikna etmek için. Böylece, ikimiz Hipersona’yı kurduk.

Bengi: Yıllardır grup müziği yapıyorduk ama hiçbir zaman vokal olmayı düşünmedik. Sonra “yeter artık” dedik. Kendi müziğimizi, kendi sesimizle yapmak istedik. Ben de Bilge’yi vokal yapmaya zorladım ☺ İyi ki de yapmışım. Hayatımızın en doğru kararlarından biri.


Enes: “Pop Punk Is Not Dead” diyorsunuz. Bu cümle sizin için ne ifade ediyor?

Bengi: Gençlik enerjisi ve hırçınlık oldukça bu müzik hep yaşar. Punk benim için sadece bir tür değil, bir duruş: “Kimin ne dediği umurumda değil, ben böyle yaşamak istiyorum.” Bu umursamaz gibi gözüken ama aslında güçlü duruşa bayılıyorum.


Enes: Zandari Festa’dan Rebellion Festival’e… Bu yükseliş nasıl hissettiriyor?

Bilge: İnanılmaz! Grubu kurduğumuz ilk günden beri “Bir gün yurtdışında büyük festivallerde çalacağız” diyorduk. Sadece zamanını bilmiyorduk hehehe ☺ Bu hayalin gerçekleştiğini görmek, tüm emeklere değdiğini hissettiriyor. Daha da güzel günler gelecek.

Bengi: Küçük Bengi’ye bunu anlatsam, kesin dalga geçtiğimi sanardı ☺ Ama bu sadece bir “hayal ettim, oldu” hikayesi değil. Yıllardır ev, iş ve stüdyo üçgenindeyiz.


Enes: Rebellion’da Türkiye’yi temsil edecek sayılı isimlerden birisiniz. Sorumluluğu nasıl hissediyorsunuz?

Bilge: Rebellion çok büyük bir festival. Aynı ülkeden birçok grup yer alıyor ama Türkiye’den sadece biz varız. Kendi müziğimizi değil, ülkemizi de temsil ediyoruz. Bu büyük bir sorumluluk. Sahneyi yıkmak için sabırsızlanıyoruz!

Bengi: Geçen sene (2024) de sahnedeydik. İlk çıkan Türk grup bizdik. Bu yıl da devamı geldi ☺ Yine “as bayrakları” modundayız ☺


Enes: UK turnesinde daha önce Türkiye’de sahne aldığınız Notrixx, Dreadnought ve FMA+12Gauge ile aynı sahneyi paylaşacaksınız. Bu nasıl bir his?

Bilge: Ankara’daki konserlerine izleyici olarak gitmiştik. Daha önce sahne paylaşmamıştık ama sahnedeki enerjileri bizi çok etkilemişti. Sound’ları çok güçlüydü. O gün 2024 Rebellion’da aynı gün sahne alacağımızı öğrendik. Böylece dostluğumuz başladı.

Bengi: Onlarla tanıştığımız için çok mutluyum. Harika insanlar.



Enes: “Satellite” ve “tR0ubLeMaKer” gibi şarkılarınız uluslararası radyolarda çaldı. Bunu bağımsız üretimle başarmak nasıl bir mücadeleydi?

Bilge: Şarkılarımız İngiltere’nin en büyük radyolarında “The Big One” ve “The Hot One” olarak çaldı. GRAMMY sunucusu Ted Stryker, 30’dan fazla Amerikan radyosunda aynı anda yayınladı. Brezilya, Japonya ve başka birçok ülkede de çaldı.

Tüm bunlar Ankara’daki yatak odamızda, ikinci el bir ses kartıyla kaydedilen şarkılarla oldu. Kolay değildi ama çok istedik. Başaramadık mı? Tekrar. Yine mi olmadı? Tekrar. Oğlak burçluluğumuzdan belli oluyor zaten hehehe 😛


Enes: Müziğin üretim süreci nasıl ilerliyor? İki kişi olmanın avantajı mı, yoksa zorluk mu?

Bengi: Genelde ben demolar yapıyorum, Bilge’ye beğendirmeye çalışıyorum ☺ Uzun bir süreç! Sonra birlikte çalışıyoruz. İkimiz de mükemmeliyetçiyiz. Bir şarkı onlarca kez değişiyor ama içimize sinmeden yayınlamıyoruz.

Bilge: Sürekli kavga ediyoruz 😀 Bengi hızlı ilerlemeyi seviyor, ben detaylarda kayboluyorum.


Enes: Pop punk yaparken önce duygu mu gelir, sound mu?

Bengi: İkisini ayırmak zor. Ama benim için önce sound. Müzik tamamlandığında sözleri üzerine yazıyoruz.


Enes: Bağımsız bir kadın müzisyen grubu olarak neler yaşadınız? Türkiye sahnesi kadınlara yeterince alan tanıyor mu?

Bengi: Çok fazla cinsiyetçi şey duyduk. Ama gram umurumuzda olmadı. Bizi daha da motive etti. Türkiye’de – hatta dünyada – sahnelerde kadınlara yeterince alan tanındığını söylemek zor. Line-up’lara bakınca zaten belli oluyor.


Enes: “Butter” cover’ınız Jae-Ha Kim gibi isimler tarafından paylaşıldı. Bu sizi nasıl etkiledi?

Bengi: Kendi yolumuzda ilerlerken böyle şeyler yaşamak bizi daha da motive ediyor. “Demek ki doğru yoldayız” dedirtiyor.


Enes: Sahneye çıkmadan önce mutlaka yaptığınız bir ritüel var mı?

Bilge: Kuliste ellerimizi üst üste koyup “Biiir! İkii! Üç! Hi-per-so-na!” diye bağırıyoruz. Olmazsa olmaz!

Bengi: Bi’ de Bilge’nin her seferinde söylediği aynı cümle var ama onu burda söyleyemem ☺ Ayııııp ☺


Enes: Punk sizin için sadece müzik mi, yoksa bir yaşam duruşu mu? Türkiye’de bu duruşu yaşatmak mümkün mü?

Bengi: Kesinlikle bir duruş! Ve bu kafa oldukça her yerde punk yaşar ☺


Enes: Turnede yanınızdan ayırmadığınız 3 ilginç eşya nedir?

Bengi: Hazır çorba, probiyotik ve yıllardır boynumdan çıkarmadığım özel bir obje – ya boynumda, ya cebimde.

Bilge: Çok tuhaf tınlayacak biliyorum ama leblebi… 😀 Bir sudoku ve nonogram kitabım var, farklı ülkelerde performans sergilemeye giderken onu sürekli yanımda taşıyorum, zihnimi sakinleştiriyor (belki de uyuşturuyor lol) hehehe Ayrıca, kesinlikle limon! Bazen yorgunluktan dolayı çarpıntım olduğunda iyi geliyor. 


Enes: Rebellion Fest’te sahneye çıkmadan önce bir çılgınlık planınız var mı?

Bilge: OOOOO her şey aylar öncesinden planlandı ama… sürpriiiiizzzz ☺


Enes: UK turnesinden sonra Hipersona’yı neler bekliyor?

Bilge: Önce büyük bir yorgunluk ve jetlag 😛 Sonra yeni şarkılar, yeni konserler… Ve Ekim sonunda bizi çok heyecanlandıran bir organizasyon var. Çok yakında duyuracağız!


Enes: Rebellion sahnesinden sonra bu röportaja dönüp baktığınızda, sizce bu yazı neyi temsil edecek?

Bengi: “Her şey harika olacak” diye yola çıkmışız ve aynen öyle olmuş… hissiyatı ☺

Çok teşekkür ederiz Enes ve Kapak Magazin’e. Love & Rock On! <3

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir